Sebep, hastalık ve hastalık etmenleri diye düşüncelerin hükmü hakkında
 
Biz diyoruz ki; tababet hakkındaki kitaplarda sebep diye önceden oluşan, var olan ve insan vücudunda herhangi bir hal oluşturan veya bu hali sürekli kılan (saklayan) şeye denir. Hasta olan kişinin vücudunda gayri tabii bir hal olup, bu hal hasta kişinin azasının işine doğrudan zarar verir. Bu hal, gayri tabii mizacdan veya gayri tabii terkipten (bileşim) oluşur. Hastalığın görülmesi şu halin neticesidir; ister tabiata zıt olsun, mesela bağırsak düğümlenmesindeki ağrı gibi, ya da tabiata zıt olmasın, mesela zatürrede yüzün aşırı derecede kızarması gibi. Oluşan bu haller gayri tabiidir. 
 
-Sebebe misal: çürüme, çürük. Hastalığa misal: ateş. Hastalığı oluşturana (etmen) misal: susama ve baş ağrısı. 
 
-Ya da; sebebe misal: göze giden damarların dolgunluğu. Hastalığa misal gözde konjonktivada damarların tıkanması. Burada gözdeki terkiple ilgili olan etmen hastalıktır. Bunun oluşturucusuna misal: görmenin yok olmasıdır. Yani sebebe misal: akut nezledir. 
 
-Hastalığa misal: akciğerdeki yaradır. Hastalık etmenine misal: yüzün kızarması ve tırnakların bükülmesidir. 
 
-Bazı hastalıklar ikinci bir hastalığa sebep olur. Mesela bağırsak düğümlenmesi bayılma, felç veya epilepsiye sebep olur. Hastalığın oluşması hastalığın sebebi olur; mesela bağırsak düğümlenmesinde şiddetli ağrı bayılmaya sebep olur, şiddetli ağrı olan bölgede yoğun kan akışıyla ödem oluşur. 
 
-Bazı hastalık oluşturucular kendiliğinden hastalık olurlar. Mesela ateşten oluşan baş ağrısı gibi. Bu oraya yerleşip müstahkem olarak kalır, hastalık oluşturur, hastalık olarak kalır. Bazan bir şey kendinden önceki ve sonraki şeye göre hastalık oluşturucu ve hastalık sebebi olur. Mesela tüberküloz ateşi gibi. Çünkü bu akciğer yarasına göre oluşturucu, kendi kendine nisbetle hastalıktır. Mesela bu mide zayıflığına nisbeten sebeptir. Misal vermek gerekirse, ateşten olan baş ağrısına değinirsek, baş ağrısı ateşin oluşturucusu kendi kendine nisbeten ise hastalıktır. Bu bazen menenjit ve havale oluşturup bu hastalıkların sebebi olur. Böylece hastalığın da aynı anda sebebi olur.
 
Galenin fikrince insan vücudunun hali üç çeşittir. Birincisi sağlık. Sağlık insan vücudunun mizaç ve kısımlarının terkibi (bileşimi, kurulumu) şöyle halde olur ki, ondan sadır olan (ortaya çıkan) hareket ve tesirler doğru ve sağlam üslupta oluşur. İkincisi hastalık. Hastalık insan vücudunun yukarda bahsedilen halinin tam tersidir. Üçüncüsü sağlık ve hastalık olmayan bir haldir. Bu halde ne fazla sağlık, ne de fazla hastalık olmaz. Mesela yaşlılık, hastalıktan iyileşmekte olanlar, çocukların halleri gibi. Yukarda bahsedilen iki şeyin, sağlamlık ve hastalığın her birinin aynı anda iki azada veya bir azada olsada iki ayrı cinste toplanmasına sebep olur. Mesela aza şeklen sağlam olup hacim ve beslenmede sağlam olmaz. Veya tesiri kabul edici keyfiyetler sağlam olup tesir edici keyfiyetler sağlam olmaz. 
 
Bazen üçüncü hal sağlık ve hastalığın her ikisinin iki zamanda önce ve sonra gelmesiyle oluşur. Mesela öyle insan vardır ki kış günü sağlam yaz günü hasta olur. Hastalığın bazısı sade bazısı mürekkep olur. 
 
Sade hastalıklar mizac hastalığı türleri veya terkip hastalıkları türlerine ait bir çeşit hastalıktır. 
 
Mürekkep hastalıklarda iki veya daha fazla hasta hastalık toplanıp bir hastalık oluşturur. 
 
Sade hastalığın türü üçtür. Birincisi bölümleri aynı olan azalara mensup hastalıkların türü. Bunlar mizaç bozukluğu hastalıklarıdır. Bunlar neden bölümleri aynı olan azalara mensup olur? Çünkü bunlar önceden aslında bölümleri aynı olan azalarda oluşur ve onların vasıtasıyla mürekkep azalara geçer, hatta bu hastalıklar bölümleri aynı olan her bir azada olur. Ama mürekkep hastalıklarda bölyle olması imkansızdır. 
 
İkincisi önemli (kural) azaların hastalıklarının türü. Bunlar tesir (kuralları) olup bölümleri aynı azalardan birikmiş azalarda oluşan terkibi (kurulum) hastalıklardır.
 
Üçüncüsü yardımcı (hemkar) azalara ait hastalıklar türü. Bunlar bölümleri aynı azalarda hem kural azalarda olan hastalıklardır. Kural azalarda oluşması bölümleri aynı azalarda oluşmasına tabi olmaz. Bunlar devamlılığın bozulması ve bütünlüğün doğuşu (birliğin dirilişi) diye adlandırılan hastalılardır. 
 
Terkip hastalıklar da dört çeşittir. Bunlar (düzülüş) hastalıkları, miktar hastalıkları, sayı hastalıkları, ve vaziyet hastalıklarıdır. 
 
Devamlılığın bozulması hastalıkları bazen deride olup kaza ve yolunmayla gelen hastalıklardır. Bu bazen kaslarda olur. Yeni irinlenmemiş türüne (cerahat) denir. İrinlenmiş türüne (yara) denir. Burada irinin oluşumu cerahatlenmiş azanın zayıflığı beslenme ve hazmında zayıflığı sebebiyle zararlı lüzumsuz atıkların buraya gönderilmesinden olur. Şöyleki hazım olmamış maddeler lüzumsuz atığa dönüşüp gider. Genelde cerahat ve yaraların oluşumu devamlılığın bozulması hastalığın kaslardan başka bölgede de olmasından da olur. Mesela kemikte olur. kemik kırıldığında iki veya daha çok bölümlere ayrılmış olur. veya küçük bölümlere ayrılmış olur veya temelli kopmuş olur. 
 
Bilinmesi gerekirki her bir aza birliğinin ayrılmasını kaldıramaz. Mesela kalp bunu kaldıramaz. O zaman ölüm olur. Devamlılığın bozulması zar ve perdelerde olursa bunlara yırtık denir. 
 
Biz mürekkep hastalıklardan olan her çeşit hastalığı düşünmüyoruz. Belki toplandığında onların (yığınından) birikmesinden bir hastalık olduğunu anlarız. Bu mürekkep hastalığın misali ödemdir. Taşmalar, deride kabarma vs küçük ödemdir. Ödemler ise taşmaların büyüğüdür. 
 
Ödem her çeşit hastalık türünde bulunur, mesela ödem mizac bozulması hastalıklarında bulunur. Çünkü madde oluşumu ile kötü mizac oluşturmayan ödem yoktur. Ödem şekil ve terkip hastalıklarında bulunur. Çünkü şekil ve miktarı bozmayan ödem yoktur. Bazı ödem dökülüş vaziyet hastalıklarında bulunur. Böylece ödem hemkar (yardımcı) azaların hastalıklarında bulunur. Bu devamlılığın bozulmasıdır. Çünkü devamlılığın bozulmadığı hiç bir ödem yoktur. Genelde maddeler ödem (ödem) olan azaya dökülüp onun bölümlerini birbirinden ayırmış halde kendine yer edinse elbette bu devamlılığın bozulması olur.