Tabiplerce yıl mevsimleri, filozofların anladığı yıl mevsimlerinden farklı olur. Çünkü filozoflara göre dört mevsim güneş sisteminin burçların bahardaki (gece gündüz eşitliği) noktasından başlayıp bir çeyrekten diğer çeyreğe geçme devridir. Ama tabiplerin görüşüne göre bahar öyle bir vakittir ki, mutedil iklimli memleketlerde soğuktan korunup ısınmaya veya sıcaktan korunup serinlemeye gerek kalmaz. Bahar dönemi gece gündüz eşitliğinden, veya ondan biraz önce veya sonra başlayıp, güneş sevr burcunun yarısına gelinceye dek devam eder. Güz bizim memleketlere benzer memleketlerde devam etmesi bahar dönemine uygun olur. Diğer memleketlerde bahar bizden önce, güz bizden sonra olabilir.

 

Sıcak dönemin hepsi yaz, soğuk dönemin hepsi kış diye adlandırılır. Tabiplerin görüşüne göre bahar ve güz döneminin her biri yaz ve kış dönemlerinin her birinden kısadır. Kış dönemini uzunluğu yaz dönemine benzer. Veya memleketine göre kısa veya uzun olur. Bahar dönemi meyvalı ağaçların çiçeklenmesi ve meyvasını gösterme dönemi, güz dönemi ağaç yapraklarının renk değiştirerek dökülme vaktine denk gelir. Bunlarda başkası kış ve yazdır. Biz diyoruz ki, baharın mizacı mutedil mizacdır. Bahar, şüphelendiğimiz gibi sıcak ve rutubetli değildir. Bunları araştırmak hikmet ilminin (felsefe) tabiat kısmına aittir. Bahar kuşkusuz mutedil diye varsayıyoruz. Yaz güneşe yakın olduğundan sıcak ve kurudur. Yaz sıcak olması, güçlü sıcaklık sebebiyle rutubetin buharlaşması, havanın maddesinin seyrekleşip ateşin tabiatına benzemesi ve şebnemin az inmesi ve yağmurun azalmasından kuraklık olur. Kış, yukardaki sebeplerin tersi olduğundan soğuk ve rutubetli olur.

 

Güz mevsiminde sıcaklık azalır. Ama soğukluk hali güçlenmemiş olur. Şöyle ki güz sıcaklık ve soğuklukta mutedilliğe yakın olup, rutubet ve kurulukta mutedil değildir.

Baharda kışın fazlaca rutubetliği güneşin az sıcaklığı ile yok olabilir. Güzün havası az soğukluk ile rutubetli olmayabilir.

 

Yani baharda yukarı yükselip uçup giden şeylerin maddesi çok olmaz. Şöyle ki, baharın tabiatı sıcaklık ve soğuklukta mutedil olduğu gibi rutubet ve kurulukta da mutedil olması zaruri olur. Baharın başlangıç dönemi biraz rutubetli olur denilen görüşü reddetmiyoruz. Ama bu rutubet güz tabiatındaki kuruluk mutedilliğinden uzak olduğu gibi, mutedillikten uzak değildir. Bilmeliyiz ki, mevsimlerin değişimleri her bir iklimde birer hastalığı körükler. Tabibin bunu her bir iklime göre daha iyi bilmesi gerekir. Çünkü ihtiyacı olan çare ve tedbirleri kullanmak tam manasıyla bilgiye dayalıdır. Farklı günler diğer günlere göre farklı mevsimlere benzer. Kış günleri, yaz günleri ve güz günleri gibi. Şöyle ki, bir gün içinde hem soğuk hem sıcak olabilir.

 

Mevsimlerin hükümleri ve değişimleri hakkında

Mevsimlerin her biri kendine münasip (ait, özgü, uygun) sağlam mizaca sahip olan kişilere uygun gelir, ve kendine  münasip (ait, özgü, uygun) olmayan kötü (sağlam olmayan) mizaclı kişilere uygun gelmez. Mevsimler  kendilerine lazım olan özellikleri ile gelmesi gerekir. Yani yazın sıcak olması, kışın soğuk olması, diğer mevsimlerin de kendine özgü olması vs gibi. Eğer bu mevsim özellikleri bozulursa çeşitli hastalıklara sebep olur.

Mevsimlerin daima bir türlü keyfiyette olduğu yıl kötü yıldır. Mesela yılın tüm mevsimleri rutubetli veya kuru, sıcak veya soğuk olursa böyle yıllarda o keyfiyete münasip hastalıklar çok olur. Bu hastalıkların müddeti de uzun olur. Hatta bir mevsim boyunca kendine münasip hastalıkları nüksettirecek olursa nasıl bütün bir yıl boyunca hastalıkları nüksettirmesin. Mesela soğuk mevsim, balgam mizaclı bedene etki ederek nöbet, felç, koma, yüz felci, kramp (kasılma) ve benzeri hastalıkları oluşturur. Sıcak mevsim ‘’yaz’’ safra mizaclı bedene etki ederse ruhsal hastalıklar, yüksek ateşli hastalıklar ve sıcak ödemleri oluşturur. Eğer bütün bir yıl, bir mevsimin tabiatına benzerse bu konuda ne demek mümkün? Bilmeliyiz ki bir mevsimden bir mevsime geçişte bir etki oluşur. Lakin bu devirden gelmeyecektir, çünkü devir bir vakittir. Belki onun ile beraber olan keyfiyetten gelecektir. Hallerin değişiminde bunun etkisi var. Şöyle ki, hava bir günde soğuktan sıcağa dönerse, bu bedenin sağlamlığının değişmesine (bozulmasına) elbette sebep olur. En sağlam vakit güzün yağmurlu ve kışın fazla soğuk zamanı değil belki o memlekete has mutedil derecede soğuk olan vakittir. Eğer bahar yağmurlu olursa, yaz mevsimi yağmurdan eksik olmazsa bu en sağlam mevsimdir.