Unsurlar herbiri  sade maddeler olup insan vücudu ve diğer şeyleriçin birincil terkipdir.
Sade maddeler öyle şeyler ki onlar şekli her çeşit olan parçalara (kısımlara) bölünmez. Belki mürekkep maddeler onlara bölünür. Sade maddelerin karışmasından kainattaki farklı şekilde türler oluşur.
Tabip unsurların dörtolduğu ve dörtten fazla olmadığı konusunda tabiat bilimi alimlerine güvenmelidir. Dört unsurun ikisi hafif, ikisi ağırdır. Hafif olanlar hava ile ateştir. Ağır olanları su ile topraktır.


Toprak sade madde olup onun tabii yeri tüm maddelerin merkezidir. O öz tabiatı ile hep yerinde durur. Eğer öz yerinden ayrılırsa tekrar yerine doğru hareket eder. Bu toprağın mutlak ağırlığındandır.
Toprağın mizacı kuru ve soğuktur.


Suya gelince, su sade bir madde olup toprak ve hava öz tabii yerinde olduğunda tabii yeri ile toprağı çevreler. Ve hava ile birlikte durur. Öyle yerinde olması onun nisbi ağırlığındandır.
Suyun mizacı soğuk ve rutubetlidir.


Havaya gelince, tabii yeri suyun yukarısı ateşin altıdır. Böyle olmasının sebebi nisbi hafifliğindendir.
Havanın mizacı sıcak ve rutubetlidir. Havanın kainattaki konumu muhteviyatı itibariyle, latif ve hafif olmasından, yukarı doğrudur.


Ateşe gelince, sade bir maddedir. Tabii yeri diğer unsurların yukarısındadır. Gök kubbede yeri gök kubbenin en yükseğindedir. Ateşin oluşması ve sonlanması aynı yerdedir.
Ateşin mizacı sıcak ve kurudur.


İki ağır unsur (su ve toprak) azaların oluşmasını ve sabit durmasını sağlar.
İki hafif unsur (hava ve ateş) gerçi öncelikle azaların ilk hareketini sağlarsa da, ruhların oluşumuna ve haraketlenmesine yardım eder. İşte bunlar unsurlardır.